Süryani savaşçılar İsviçre'de anıldı

Qamişlo’nun Dêrik kasabasında geçtiğimiz hafta işgalci Türk devleti tarafından katledilen 3 Sutoro üyesi Turgi’de düzenlenen bir etkinlikle anılırken, “Hiçbir güç ve saldırı bu kutsal davamızı ve kararlı yürüyüşümüzü durduramayacaktır” mesajı verildi.

Berthnahrin Ulusal Konseyi (MUB) İsviçre Temsilciliği, 28 Şubat günü Qamişlo’nun Dêrik kasabasında işgalci Türk devleti’nin SİHA saldırısında şehit düşen 3 Sutoro (Süryani İç Güvenlik Güçleri) üyesi için İsviçre’nin Turgi kentinde anma töreni gerçekleştirdi.

Kentte bulunan Süryani Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma töreni, saygı duruşu ile başladı.

İlkin şehit düşen Sutoro üyeleri Cemil Hanna Hanna, Şarbel Naim Saliba ve Muzaffer Muhammed Muhammed için Süryanice ilahiler okundu. Papaz Mikail Aziz, mücadelede şehit düşenler için dua ettikten sonra Dêrikli hemşehrileri olan Hanna, Saliba ve Muhammed ile yaşadığı anıları anlattı.

Papaz Aziz’in konuşmasının ardından Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) İçişleri Sorumlusu Lukas Sagur, MUB’un mesajını okudu. Mesajda, Türk devletinin 2014 yılından bugüne DAİŞ çetesi ve diğer çetelerle birlikte Kuzey ve Doğu Suriye halklarına saldırarak birçok katliama ve demografik değişime yol açtığı belirtildi.

TÜRK DEVLETİNİN SALDIRILARINI DURDURUN

Kuzey ve Doğu Suriye’deki Süryani Askeri Meclisi üyelerinin bölgede kahramanca savaştığı kaydedilen mesajda şu ifadeler kullanıldı: “Halkımızı bütün saldırılara karşı savunmak için gelişen bu direniş çizgisi, her cephede temsil edilmiştir. Efrîn’den Dêrazor’a, Reqa’dan Dêrik’e, Serêkaniyê’den Minbic’a kadar her yerde Kuzey ve Doğu Suriye hakları ile birlikte ortak değerler etrafında yaşayıp, demokratik bir sistem kurmak için büyük bir sorumluluk üstlenen askeri güçlerimiz, bugün de aynı ruh ve umutla halkımızı savunmaya devam etmektedir. Bethnahrin Ulusal Konseyi olarak başta ABD, Avrupa ve dünyadaki bütün güçleri, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye ve Ortadoğu halklarına yönelik katliamlarını durdurmak için harekete geçmeye davet ediyoruz. Ayrıca Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin resmiyette tanınmasını talep ediyoruz. Türk devletinin demografik değişim politikasına karşı tedbirlerin alınması, halklar için büyük bir yaşam güvencesini oluşturacaktır. Süryani-Asuri-Keldani-Arami halkına karşı gerçekleştirilen katliamlar ve etnik temizlik politikaları durdurulmadan, Ortadoğu’ya demokrasi, özgürlük ve barışın gelmesi de mümkün değildir.”

HİÇBİR GÜÇ YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ DURDURAMAYACAKTIR

Halkın ulusal, toplumsal, tarihsel ve kültürel haklarını elde etmek için şehitlerin amaçları yolunda mücadelelerine devam edecekleri kaydedilen mesajda, şehit ailelerine, savaşçılara ve halka başsağlığı, yaralılara acil şifa dilekleri iletildi.

Mesajda, “Bethnahrin Ulusal Konseyi öncülüğünde verdiğimiz ulusal özgürlük mücadelesi, şehitlerimizin direnişi ve halkımızın örgütlü gücü ile daha da büyüyüp gelişmektedir. Dolayısıyla hiçbir güç ve saldırı bu kutsal davamızı ve kararlı yürüyüşümüzü durduramayacaktır. Kuzey ve Doğu Suriye halklarına ve değerlerine yapılan her türlü saldırıyı kınarken, işlenen suçlar da hesapsız ve cevapsız kalmayacaktır” vurgusu yapıldı.

ŞEHİTLERİ YAŞATACAK OLAN DİRENİŞİN ŞAHİTLERİDİR

Okunan mesajın ardından ESU İsviçre temsilcisi Shleymun Elber Rhawi bir konuşma yaptı. Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’de barbarca katliamlar yaptığını belirten Rhawi, “Biz bugün şehitlerimize sahip çıkmak için bir araya geldik. Süryani halkı yüz yıllardır bu tarz saldırıların hedefi olmuştur. Fakat biz bu sindirme politikalarına asla boyun eğmedik. Mücadelemizi dünyanın dört bir yanında sürdürdük. Bu uğurda çok bedel ödedik. Her dönem şehitlerimiz oldu. Şehitleri yaşatacak olanlar direnişin şahitleridir. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi birçok halkı, kültürü bir araya getirdi. Orada çok güzel bir sistem oluştu. Fakat Türk devleti bu yönetimi dağıtmak, oradaki dayanışmayı bitirmek için uğraşıyor. Türk devleti bölgedeki huzuru bozmak istiyor. Bu saldırıların altında bu var” diye konuştu.