Türk devletini zor günler bekliyor-Analiz

Türk devletini, Efrîn’i işgal ederek başlattığı yeni süreçte zor günler bekliyor. Bunun farkında olduğu için el yükseltiyor; Minbic'ten vurup Şengal ve Qandil'den Kerkük'e uzanıyor.

Efrîn halkının durumu ve savaşçıların gerilla tarzı direniş kararının yanı sıra ABD'nin pozisyonu, Rusya'ya vaatlerle bağlanan Türk devletinin işinin zafer naralarıyla geçiştirilecek kadar kolay olamayacağını gösteriyor.

Efrîn'i işgal girişiminin, Türkiye ile Rusya arasında Irak, İran ve Suriye'yi de kapsayan bir plan dahilinde olduğu anlaşılması üzerine ABD, Irak Hükümeti ile Federe Kürdistan arasındaki krizin çözülmesine yönelik bazı adımlar attı. Bağdat tarafından uygulanan ambargonun kaldırılması, havaalanların açılması, sınır kapılarının bölgesel yönetimde kalması ve memur maaşların ödenmesi için bastırdı. Irak'ın, Federe Kürdistan'a müdahalesinin önünü açan ABD'nin niye şimdi böyle yaptığı sorusu meşrudur. Bunun cevabının, Türk devletinin Efrîn’i işgal girişimiyle doğrudan bağlantısı var. Diktatör Erdoğan yönetimindeki Türk devletinin baskıları ve Efrîn işgal girişiminden güç alan Irak, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını, dengeleyici yaklaşımlarını bir kenara bırakmaya yöneldi. Irak, ABD’nin oluşturduğu federasyon sisteminin bir parçası olan Federe Kürdistan'ı muhatap almamaya, hatta statüsünü ortadan kaldırmaya varan adımlar atmaya başladı.

ABD DEVREYE GİRİP ENGELLEDİ

Federe Kürdistan'ın yönetimi, bu koşulları bile kabul etmeye hazırlandığı sırada ABD devreye girip havaalanları ve sınır kapılarının teslim edilmesini engelledi. Bunun üzerine Irak, havaalanlarını Newroz’dan önce açacağını açıkladı. Böylece 15 Mart'ta kağıt üzerinde yönetimi Irak’a bağlı gibi görünse de tamamen Federe Kürdistan'ın denetiminde olacak şekilde açıldı. Irak, kısa süre içinde parça parça memur maaşlarını ödeyeceğini açıkladı; ardından Sağlık ve Eğitim Bakanlıkları memurlarının maaşlarının gönderildiği duyuruldu.

HEM GECİKMELİ HEM DE YETERSİZ

Gönderilen maaşlar ödendi, ancak birkaç aydan sonra gönderilen para, bir aylık maaşlarının yarısını bile karşılamayacak düzeydeydi. Buna tepki gösteren emekçiler, boykot kararı aldı. Şimdi Süleymaniye ve Hewlêr kentleri başta olmak üzere diğer tüm alanlarda çalışan sağlık emekçileri boykotta. Aslında bu da Irak Hükümeti'nin bilinçli bir tutumu. Halkı ekonomik sorunlarla boğuşmak, gündemini bununla meşgul etmek istiyor. Çünkü Efrîn'i işgal girişimi sonrası Güney Kürdistan'daki halkın ayağa kalkışı, Türk devletini ve yeni partneri Irak yönetimini rahatsız ediyor.

MAAŞLARI SOPA GİBİ KULLANIYOR

Efrîn işgal saldırıların başladıktan sonra bir heyetle Rojava ve Efrîn’i ziyaret eden Dêrin Pêşmergeleri Derneği Sekreteri Mihemmed Raşid Qeredaxî, “Ebadi’nin siyasetini anlamamız gerekir. Bizi tekrar susturmak, maaş konusuyla uğraştırmak istiyor. Efrîn'e yapılan saldırılar, Kürt halkına yönelik bir planın parçasıdır” diyor.

IRAK'A YÖNELİK YOĞUN TÜRK DİPLOMASİSİ

Erdoğan reisliğindeki Türk devleti, Kürt karşıtlığı politikasını Kuzey'in dışına yayarken Irak’ı dahil edip Güney Kürdistan’da yeni işgal alanlarını yaratma çabalarını sürdürüyor. Efrîn'i işgal saldırıları başladığı günden itibaren Irak ile çok sayıda resmi ziyaret ve telefon görüşmeleri yapan Erdoğan ve kurmayları, Irak ile Qandil ve Şengal'e saldırı planları üzerine anlaştıkları yönünde açıklamalar yaptı. Irak bu açıklamaları yalanladı, ancak son günlerde Türkiye’ye davet edilen Irak Meclisi Başkanı Selim Cuburi ile Türkiye Meclisi Başkanı İsmail Kahraman arasında yapılan görüşmeden sonra bir kez daha Irak ile anlaştıkları yönünde açıklamalar yapıldı. Cuburi ile aynı aşiretten olan ve müdahaleden sonra geçici olarak Kerkük Valisi yapılan Rakan Ali Cuburi’yi de bir heyetle Türkiye’ye davet ettirdi. Türk devleti, sadece Qandil ve Şengal'e saldırılar için dayatmıyor, aynı zamanda Kerkük üzerine hesaplarla Batı bloko ve bölgesel güçleri de kontrpiyede bırakmak istiyor. Şimdiye kadar Irak'ın, Türk devletinin planlarına tümüyle dahil olduğu söylenemez ama Kerkük-Hewlêr yolunun hala kapalı olduğunun altını çizmek gerekir.

KERKÜK ÜZERİNDEN ÇATIŞMA RİSKİ

Türk devletinin baskıları ve ABD'nin anlık müdahalelerine rağmen Irak ile Federe Kürdistan yönetimi arasında Kerkük merkezli askeri çatışmalar dahil yeni bir sürecin başlaması olasılık dışı değil. Seçim yaklaştıkça çatışma riski de artıyor. ABD çatışmanın başlamaması için uğraşıyor. ABD’nin bu uğraşına karşılık Türk devletinin planlarının cazibesine kapılmaya hazır bir kesimin de Irak yönetiminde olduğu sır değil. Bunların baskın çıkması halinde çatışma dahil, gelişmeler yeni bir seyir izler.

ASLINDA TÜRK DEVLETİ DE SIKIŞTI

Türk ordusu Efrîn’i işgal ederek başlattığı yeni süreçte giderek sıkışacak gibi görünüyor. Efrîn halkının durumu ve savaşçıların gerilla tarzı direniş kararının yanı sıra ABD'nin pozisyonu, Türk devletinin işinin zafer naralarıyla geçiştirilecek kadar kolay olmayacağını gösteriyor. Aynı gün içinde ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon ve Koalisyon'un ana teması Efrîn olan açıklamaları, sadece 'endişe'den ibaret değil. Türkiye, ya İdlib’ten kaynaklı Rusya ile, ya da Minbic ve Rojava’nın diğer kentlerine yönelik tehditlerinden ABD ile karşı karşıya gelecek. Türk yönetimi de bunun farkında olduğu için el yükseltiyor; Minbic'ten vurup Şengal ve Qandil'den Kerkük'e kadar uzanıyor.